Doğum günün kutlu olsun Maddy!

17 Aug 2008 In: Müzik / Music

Bugün, Madonna nın 50. doğumgünü :)

Hala taş gibi, ve hala muhteşem şarkılara hayat veriyor… toplam albüm satışı 120 milyon (yeryüzünde en çok albümü satın alınan kadın şarkıcı).

PS: “Sticky & Sweet” turnesi için 23 Eylül de Viyana da olacakmış :) Ben şu Prag seyahatimi biraz uzatsam mı ne? Hem Prag-Viyana arası trenle 3 saat(cik) miş!

Maddycon

Başkentin en meşhur sesi malesef artık yok; 99.5 te artık “virgin” radyo var.

Capital radyo (başkent anlamındaki capitol değil de kapital anlamındaki capital) el değiştirmiş.. hatta rotasını da İstanbul a çevirmiş.

Bu kente geleli 12 sene oldu, ne yazarken ne de söylerken inanabiliyorum ama cidden o kadar oldu. Bu zamanda o kadar çok değişti ki Ankara; altlı üstü kavşaklardan, şehrin kalbindeki otoyoldan bahsetmeme bile gerek yok belki ama.. hem insanlar hem de mekanlar öyle çok değişti ki.. ne bahçeli 7 aynı, ne de tunalı aynı tunalı.

Doğumgünümde onca alt-üst geçide rağmen daha da kalabalıklaşan tunalı trafiğinde tıkanmışken.. kavaklıdere sinemasının da tarihe karıştığını farkettim; “ama nerede o film afişleri” derken… şimdilik sadece adının kaldığını gördüm, o da ne kadar kalır bilmiyorum. Kim bilir, belki Devlet Tiyatroları, tıpkı Akün sinemasını kurtardığı gibi birgün kavaklıdere yi de kurtarır.

Bazen bir tek kuğulu park ın geriye kaldığını düşünüyorum. Hem onu korumak için savaşılmamış mıydı?

Bir 10 sene sonra ise bu şehirde artık her 2 kişiye bir Mall düşeceğinden eminim artık :)

Fbook 1 numara

12 Aug 2008 In: Internet

3–4 güne okursunuz muhtemelen “saygın” gazetelerimizin web sayfalarında; “face-book ta dünya ya fark attık” diye. Onlar çarpıtıp yalan yanlış anlatmadan önce 2 satır ben yazayım istedim, (Kaynak sayfa da burada)

Google ın Insight isminde yeni bir hizmeti var; anahtar kelime girip, o kelime ile en çok nereden ne zaman .. vs arama yapılmış görebiliyorsunuz.

Popüler web sayfalarının ne kadar da popüler olduklarını görmek için sırayla isimlerini insight ile sorgulamışlar, face-book için çıkan sonuç (aşağıda) gerçekten ilginç; dünyada bu isimle en çok arama yapan 2 ülkeden biri olmuşuz :)

Aslında olay birazda internet kullanım alışkanlığımızla alakalı. Eğer fbook u “sık kullanılanlara” eklemek yerine, ana sayfanızı google yapıp, her fbook a girmek istediğinizde “f a c e b o o k” ile arama yapıyorsanız, sonuçta en başta çıkıyor değil mi, böyle bir grafik çıkması çoook normal aslında. 

Bavulumu hazırladım

25 Jul 2008 In: Hayat / Life

Yine yollara düşüyorum…

Deniz şortumu ve parmak arası terliğimi en üste yerleştirdim… sabah iner inmez plajın yolunu tutuyorum; hem de yeğenlerimle birlikte :)

Yolda izleyecek filmim de hazır, dönüşte bahsedeceğim mutlaka.. birde gözlüğümü unutmasaydım ofiste iyi olacaktı, neyse.. idare edeceğiz artık.

Geride kalanlar merak etmesin, onlar içinde birkaç kulaç atacağım :)

Yatın tavşan deliği

24 Jul 2008 In: Uncategorized

Müthiş bir temel fıkrası; Can Dündar ın 22 Temmuz tarihli yazısından;

Avcılar, Temel’in önderliğinde ormanda ilerliyormuş. Karşılarına küçük bir delik çıkmış. Temel:

“-Yatın tavşan deliği” demiş. Yatmışlar. Delikten tavşan çıkmış. Avlayıp yola devam etmişler.

Yolda bakmışlar, daha büyük bir delik…

Temel:

“-Yatın tilki deliği” demiş. Yatmışlar. Tilki çıkmış,

vurmuşlar.

Sonra delik büyümüş:

“-Yatın ayı ini” diye bağırmış Temel…Ayıyı da avlamışlar.

Temel’in her şeyi bilmesinin rahatlığıyla keyiflenmiş avcılar…

Bir süre sonra kocaman bir delik çıkmış karşılarına… Temel‘e bakmışlar. Temel:

“-Uşaklar” demiş, “…ne çikacağunu bilmeyrum. Siz yatın, ne çikarsa bahtumuza!”


Ertesi gün gazetelerde şu haber varmış:


“Dört avcı, tren altında kaldı.”

Gökçek, ODTÜ’den elini çek!

19 Jul 2008 In: Haberler / News

Can Dündar’ın elinden çıkmış harika bir cumartesi yazısı;

Vay canına!

Meğer yıllar yılı bir kaçak cennetin içinde gezinmişiz.

Meğer Hazırlık’ta dil öğrenirken, kütüphanede ineklerken, İdare’de ders görürken, Mimarlık’ta forumdayken, yemekhanede yemek yerken, kortlarda maçtayken bir “yasak şehir”deymişiz de haberimiz yokmuş.

Meğer Şehir Planlama öğrencileri, imar derslerini imar planı olmayan bir yapıda alıyorlarmış.

Kaçak bina davalarında bilirkişilik yapan hocalarımız kaçak bir binada ders veriyorlarmış.

Binalar ruhsatsız, iskan belgesizmiş.

Başkent’in gözbebeği ODTÜ, devasa bir kaçak yapıymış da haberimiz yokmuş.

  

Nasıl haberdar olduk bunca yıl sonra?

Ankara’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek sayesinde…

Gökçek yıllardır ODTÜ’nün Eymir gölünün peşindeydi. Uğraşıyor, didiniyor, bir türlü gölü elde edemiyordu.

ODTÜ Rektörü de inatçı bir adam; gölü vermediği gibi, durmadan Hükümet’e veryansın ediyordu.

Son su olayında Gökçek’i fena ofsayda düşürmüştü.

Başkan, zehirli olduğu iddia edilen Kızılırmak suyunu 3 hafta Ankaralılara habersiz içirip “Bak kimse ishal olmadı” diye ortaya çıktığında, inandırıcı olsun diye “ODTÜ’nün ‘Temizdir’ raporu var” demişti ya…

Rektör Prof. Dr. Ural Akbulut da çıkıp “Biz öyle bir rapor vermedik. Tersine bizim analizimize göre o suda limitin iki katı arsenik var” cevabını vermişti.

Gökçek, iddiasını ispat etmezse halkı aldatmaktan dava açacağız” diye de eklemişti.

  

Vay sen misin Başkan’a kafa tutan, göle sokmayan…

Daha su kavgasından önce “Yıkarız o üniversiteyi” hıncıyla eski dosyalar açılıverdi.

ODTÜ’de ruhsatsız yapılaşmalar bulunduğu “saptandı”; kampus içindeki 45 binaya 2 trilyon lira, (yanlış okumadınız 2 trilyon lira) ceza kesildi.

Bu cezayla, sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin en iyi mimari projelerinden biri kabul edilen ODTÜ kampusundaki dersliklerden kütüphaneye, müzeden kreşe kadar hemen tüm binaların mühürlenmesi kararlaştırıldı.

  

Aslında gerçekten de ODTÜ’nün imarı yoktu; ama şaşırtıcı olan, Başkan’ın yarım asırlık bu gerçeği, görevdeki 14. yılında ve rektörle giriştiği ağız dalaşı sırasında fark etmiş olmasıydı.

Anlaşılan Başkan, intikam yemeğini sıcak seviyordu.

Peki bugüne dek yüzbinlerce mezun veren üniversite, bu imarsız yapılaşma üzerinde rant mı sağlıyordu ki gecekondu gibi yıkım tehdidiyle cezalandırılıyordu?

Yoksa güzelim kampusa ve Ankara’nın temiz hava deposu ODTÜ ormanına “arazi” gözüyle bakan zihniyet, “Buradan ne güzel kavşak geçirilir” diye iç mi geçiriyordu?

Peki Başbakan’ın tatil yaptığı tatil köyü veya milletvekillerinin oturduğu lüks site imara uygun muydu?

Yarın “yanlış bir siyasi adım”da onlar için de benzer intikam dosyaları açılır mıydı?

Ve yerel seçimler yaklaşırken daha önemli bir soru:

Tarihe “üniversite yıkan Başkan” olarak geçmek, gözü yükseklerde bir politikacıya itibar kazandırır mıydı? 

About this blog

This is my Lifelog... and it is just for sharing; it could be the hottest gadget on the planet, or the coolest movie I have ever been to. May be I had just red a column about something I never thought before, or just listened the perfect song over the radio. Whatever you see/read here is…. my feelings, my thoughts and my experiences at that precious moment of my life!

Flickr PhotoStream

    DSC00089DSC00088DSC00095DSC00101DSC00103DSC00102DSC00106DSC00105

Takvim / Calendar

August 2008
M T W T F S S
« Jul    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031